Diyabet distresi nedir, depresyondan nasıl ayrılır?
· 2 dk

Diyabet distresi, hastalığın bitmeyen günlük talepleriyle yaşamaktan doğan duygusal yorgunluğun adıdır. Otuz yılı aşkın süredir araştırılıyor ve ölçmek için geliştirilmiş ölçekleri var. Ruhsal bir hastalık tanısı değil, ama öz bakımı sürdürmeyi zorlaştırdığı defalarca ölçüldü.
Terime 1995’te bir ad kondu ve o ad hâlâ kullanılıyor. Sonraki yıllarda araştırmacılar yükü ölçen soru dizileri geliştirdi; en bilineni kısa bir madde listesinden oluşuyor ve yükü dört alana ayırıyor: duygusal bitkinlik, tedavi düzeninin kendisi, sağlık ekibiyle kurulan ilişki, yakın çevrede yaşananlar. Ölçek toplam bir puandan çok, yükün hangi alanda toplandığını gösteriyor. Aynı puanı taşıyan iki kişinin sıkıntısı bambaşka yerlerden geliyor olabilir.
Yükü ağırlaştıran şey tekrarın kendisi. Sabah evden çıkarken çantaya bir şey koymayı unutmamak gerekir. Uzun bir yolculuk öncesinde ne kadar malzeme gerektiği hesaplanır. Bir davette masaya oturmadan önce aklın arkasında bir hesap döner. Bunların hiçbiri tek başına ağır değil; ağırlığı yaratan, hiçbirinin bitmemesi ve ertesi sabah aynı listenin baştan başlaması.
Tanı el kitaplarında ayrı bir bozukluk başlığı olarak geçmiyor. Depresyondan ayrıldığı yer de burası. Depresyonda sönen şey hayatın tamamı olur: diyabetle hiç ilgisi olmayan bir uğraş da tadını yitirir, arkadaş çağrısı da yorucu gelir, sabah kalkmak da zorlaşır. Distres ise diyabete değen alanlarda kalır; aynı kişi işine, arkadaşına ve hafta sonuna eskisi gibi bağlı olabilir. İkisi bir arada yürür ve birbirini besler, yine de aynı şey değiller (Snoek ve ark., 2015).
Araştırmacılar yaygınlığı da ölçtü. Tip 2 diyabetli erişkinlerde onlarca çalışmayı birleştiren bir derleme, distresi her üç kişiden birinde buldu. Tip 1 diyabetli erişkinlerde yürütülen izlemlerde de büyüklük benzer çıktı. Bu oran, birkaç kişinin başına gelen bir durumdan söz edilmediğini gösteriyor.
Kılavuzlar distresi bakımın rutin bir başlığı sayıyor ve düzenli aralıklarla sorulmasını öneriyor. Sebebi öz bakım üzerinde ölçülen etkisi: yükün ağırlaştığı dönemlerde ölçümlerin seyrekleştiği, ilaç düzeninin aksadığı ve randevuların ertelendiği görülüyor. Sonuçlar bozulunca duygusal yük artıyor, artan yük öz bakımı daha da zorlaştırıyor. Döngü kendini besliyor ve bir süre sonra nereden başladığı belirsizleşiyor.
Bu yük üzerine doğrudan çalışılan bir alan var. Yirmi beş yılı gözden geçiren derleme, distrese odaklanan yaklaşımların onu düşürebildiğini, buna karşılık depresyona yönelen tedavilerin distres üzerinde aynı etkiyi göstermediğini bildiriyor. Ayrım bu yüzden adlandırmayla sınırlı kalmıyor. Sıkıntının diyabete değen alanlarda mı toplandığı yoksa hayatın tamamına mı yayıldığı, ele alınacak yeri belirliyor.
Soru sorulduğunda ortaya genel bir mutsuzluk değil, belirli bir kaynak çıkıyor: iş yerinde ölçüm yapacak sakin bir köşe bulamamak, evdeki birinin sürekli tabağa bakması, gece uyanmanın alışkanlığa dönüşmesi. Distres sabit de kalmıyor; kaynağı değişince şiddeti de değişiyor. Ayrımı yapan soru kısa: yorgunluk diyabetin talepleriyle birlikte mi geliyor, yoksa onlardan bağımsız olarak her yeri mi kaplıyor.
Kaynaklar
- Skinner TC, Joensen L, Parkin T. Twenty-five years of diabetes distress research. Diabetic Medicine. 2020;37(3):393-400.
- Polonsky WH, Fisher L, Earles J, ve ark. Assessing psychosocial distress in diabetes: development of the Diabetes Distress Scale. Diabetes Care. 2005;28(3):626-631.
- Perrin NE, Davies MJ, Robertson N, Snoek FJ, Khunti K. The prevalence of diabetes-specific emotional distress in people with Type 2 diabetes: a systematic review and meta-analysis. Diabetic Medicine. 2017;34(11):1508-1520.
- Snoek FJ, Bremmer MA, Hermanns N. Constructs of depression and distress in diabetes: time for an appraisal. Lancet Diabetes Endocrinol. 2015;3(6):450-460.