ForMyGluco
Blog← Ana sayfa

Kilo ve alışkanlıklar

Kilo ile şeker hastalığı arasında ne var?

· 3 dk

Raf boyunca üst üste istiflenmiş rulo kumaş topları; mavi ve yeşilin tonları kareyi baştan başa dolduruyor.

Belirleyici olan tartıdaki sayı değil, yağın vücudun neresinde biriktiği; tip 2 diyabette karaciğere ve pankreasa sızan yağ insülinin işini bozar. Aynı ağırlıktaki iki kişinin tablosu bu yüzden birbirine benzemez. Kilo güçlü bir etken, ama tek başına çalışan bir etken değil.

Tip 2 şeker hastalığında yağ dokusu vücudun her yerinde aynı davranmaz. Deri altındaki yağ görece durgun kalır; karın boşluğunda organların arasına yerleşen yağ ise bambaşka bir yere boşalır. Bu yağın saldığı serbest yağ asitleri ve iltihap habercileri, kanı doğrudan karaciğere taşıyan damara dökülür ve organa yoğunlaşmış halde ulaşır. Yük büyüdükçe karaciğer insülinin sesini daha az duyar; gece boyunca kana şeker salmayı kesmez ve sabah ölçülen değer bu yüzden yüksek çıkar.

Karaciğerde biriken yağ orada kalmaz. Bir bölümü yağ paketleri halinde kana geri verilir ve pankreasın içine yerleşerek insülin üreten hücrelerin arasına dağılır. Yağla çevrelenen bu hücreler, yemek gelir gelmez hızlı yanıt verme yeteneğini yitirir. Böylece birbirini besleyen iki halka kurulur: karaciğer halkası pankreas halkasını büyütür, pankreas halkası da karaciğer halkasını. İki organ birbirini uzaktan izlemez; aralarındaki alışveriş kan yoluyla sürekli döner.

Halkalar ters yönde de döner. Enerji açığı sürdüğünde karaciğerdeki yağ günler içinde erimeye başlar, pankreasın toparlanması ise aylar ister. Düzelme de bu sıraya uyar: önce açlık tarafındaki tablo yumuşar, yemek sonrası yanıtın toparlanması daha sonra görülür. Büyük kılavuzlar başlangıç ağırlığının küçük bir bölümünün kaybının bile şeker dengesine dokunduğunu yazar. Daha büyük bir kayıpta değerler, şeker ilacı olmadan diyabet aralığının dışına çıkar ve bir süre orada kalır. Bu duruma remisyon deniyor; kimlerde ne kadar sürdüğünü ayrı bir yazı ele alıyor.

Tablonun daha az bilinen yüzü şu: zayıf görünen kişilerde de tip 2 çıkar ve yeni tanı alanların dikkate değer bir bölümü normal ağırlık aralığında yer alır. Kişisel yağ eşiği fikri buradan doğar. Her vücudun yağı zararsız biçimde depolayabildiği bir sınır vardır ve bu sınır kişiden kişiye çok farklıdır. Sınırını aşan biri dışarıdan ince görünse bile organlarına yağ yükler. Eşiğini hiç aşmamış kilolu bir kişide ise şeker dengesi yıllarca yerinde durur. Bu eşiğin nerede olduğu ancak aşıldığında belli olur.

Yağın nerede durduğu doğrudan görülmez. Karın içine yerleşen yağ tartıda kendini belli etmez; ağırlığın yanında bel çevresi gibi vücut ölçülerinin izlenmesinin sebebi bu. Tartı toplamı verir, bel ölçüsü o toplamın nereye dağıldığına dair bir işaret taşır. Karaciğer ve pankreas içindeki yağın kesin görüntüsü ise ancak görüntüleme yöntemleriyle çıkar.

Yaş, kalıtım ve hareket miktarı da aynı denklemin içinde yer alır. Kortikosteroidler ve kimi antipsikotikler, kiloyu ve şeker dengesini etkilediği bilinen ilaç grupları arasında sayılır. Kısa uyku da insülin yanıtını zayıflatır ve bunu yağ kütlesi hiç değişmeden yapar. Tip 1 diyabette mekanizma bambaşka bir yerden, bağışıklık sisteminden başlar ve bu halkaların dışında kalır. Kiloyu tek suçlu saymak olan biteni açıklamaya yetmez; karaciğerle pankreas arasında dönen alışveriş, tartının göstermediği yerde sürüyor.

Kaynaklar

  1. Taylor R. The Twin Cycle Hypothesis of type 2 diabetes aetiology: from concept to national NHS programme. Exp Physiol. 2025;110(7):984-991. doi:10.1113/EP092009
  2. Lee MJ, Kim J. The pathophysiology of visceral adipose tissues in cardiometabolic diseases. Biochem Pharmacol. 2024;222:116116. doi:10.1016/j.bcp.2024.116116
  3. American Diabetes Association Professional Practice Committee. 8. Obesity and Weight Management for the Prevention and Treatment of Diabetes: Standards of Care in Diabetes—2026. Diabetes Care. 2026;49(Suppl 1):S166-S182.
  4. Zuraikat FM, Laferrère B, Cheng B, et al. Chronic Insufficient Sleep in Women Impairs Insulin Sensitivity Independent of Adiposity Changes: Results of a Randomized Trial. Diabetes Care. 2024;47(1):117-125. doi:10.2337/dc23-1156

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; teşhis, tedavi ya da doz önerisi değildir. Tedavinizle ilgili kararları her zaman doktorunuzla birlikte alın.

Kendi kaydınızı tutmaya başlayın

ForMyGluco ölçümlerinizi, ilaçlarınızı ve randevularınızı tek yerde tutar; doktorunuza götürebileceğiniz PDF raporu tek dokunuşla hazırlar.

App Store'da görüntüle →

Blogun tamamı