ForMyGluco
Blog← Ana sayfa

Blog

Sözlük

Tahlil kâğıdında ve muayenede geçen terimler.

1

15-15 kuralı
Şeker düşüşünün düzeltilmesinde yaygın olarak öğretilen basit yaklaşımın adıdır: yaklaşık 15 gram hızlı emilen karbonhidrat, ardından 15 dakikalık bekleme ve yeniden ölçüm. Adındaki sayılar karbonhidrat gramını ve bekleme süresini anlatır, kan şekeri değerini değil.(15 kuralı, on beş on beş kuralı)

A

Açlık plazma glukozu
Gece boyunca aç kalındıktan sonra kol damarından alınan kanda, plazma ayrılarak ölçülen şeker düzeyidir. Vücut yemek yükü altında değilken temel şeker dengesini yansıtır. Diyabet ve prediyabet taramasında en sık başvurulan laboratuvar ölçümlerinden biridir; sonuç, evde yapılan tek tek ölçümlerden farklı olarak standart laboratuvar koşullarında elde edilir.(APG, açlık şekeri, açlık kan şekeri, FPG)Açlık ve tokluk şekeri neyi ölçer?
Anti-GAD antikoru
Bağışıklık sisteminin, insülin üreten hücrelerde bulunan GAD (glutamik asit dekarboksilaz) enzimine karşı ürettiği antikor. Kanda saptanması diyabetin otoimmün kökenli olduğuna işaret eder; erişkin yaşta başlayan olgularda en sık bulunan adacık antikoru olarak bilinir.(GAD65 antikoru, anti-glutamik asit dekarboksilaz, adacık antikoru)

B

Basit şeker
Bir ya da iki şeker biriminden oluşan karbonhidratlardır; glukoz, fruktoz, sofra şekeri (sükroz) ve süt şekeri (laktoz) bu gruptadır. Yapıları kısa olduğu için sindirimleri hızlı tamamlanır ve nişasta gibi uzun zincirli karbonhidratlara göre genellikle daha çabuk emilirler.(şeker, hızlı şeker, monosakkarit, disakkarit, sükroz)
Bazal insülin
Vücudun yemeklerden bağımsız olarak sürekli ihtiyaç duyduğu temel insülini karşılamak üzere tasarlanmış, etkisi uzun süre boyunca yayılan insülin türüdür. Amacı, öğün aralarında ve gece boyunca kan şekerinin arka plan dengesini korumaktır.(uzun etkili insülin, temel insülin, gece insülini)
Bazal-bolus şeması
Gün boyu süren temel insülin ihtiyacının uzun etkili bir insülinle, öğünlerin yarattığı yükselişin ise her öğünde ayrı verilen hızlı etkili insülinle karşılandığı tedavi düzenidir. Sağlıklı bir pankreasın salgı ritmini taklit etmeyi amaçlar.(yoğun insülin tedavisi, çoklu doz insülin, bazal bolus tedavisi)
Besin değeri etiketi
Ambalajlı gıdaların üzerinde enerji, yağ, karbonhidrat, karbonhidratın şeker kısmı, lif, protein ve tuz miktarını gösteren çizelgedir. Değerler genellikle 100 gram, 100 mililitre ya da bir porsiyon için verilir. Kan şekeri açısından belirleyici olan, yalnızca şeker satırı değil toplam karbonhidrat miktarıdır.(beslenme etiketi, besin tablosu, içindekiler etiketi)
Beta hücresi
Pankreasın Langerhans adacıklarında bulunan, insülin üreten ve kan şekeri yükseldiğinde onu kana salan hücre tipi. Tip 1 diyabette bu hücreler bağışıklık sistemi tarafından yıkılır; tip 2 diyabette işlevleri ve sayıları yıllar içinde giderek azalır.(beta hücreleri, β hücresi, adacık hücresi)
Bolus insülin
Öğünde alınan karbonhidratın kan şekerine etkisini karşılamak veya yükselmiş bir değeri geri getirmek amacıyla, belirli bir ana yönelik olarak kullanılan hızlı etkili insülindir. Etkisi kısa sürede başlar ve nispeten çabuk sona erer.(öğün insülini, hızlı etkili insülin, kısa etkili insülin)

C

C-peptid
İnsülin pankreasta proinsülin adlı öncü molekülden kesilerek üretilir; kesim sırasında geriye kalan bağlayıcı parçaya C-peptid denir. İnsülinle eşit miktarda kana salındığı için kandaki düzeyi, vücudun kendi insülinini ne ölçüde ürettiğini yansıtır. Dışarıdan verilen insülin bu ölçümü yükseltmez.(C-peptit, bağlayıcı peptid, bağışıklık belirteci)

D

Diabetes mellitus
Kan şekerinin sürekli yüksek seyretmesiyle tanımlanan kronik metabolik hastalıklar grubunun tıptaki adı. Hepsinin ortak noktası, insülinin yeterince üretilememesi ya da üretildiği hâlde vücutta gereği kadar etki edememesidir. Ad, Yunanca "akıp geçme" ile Latince "ballı" sözcüklerinden gelir; idrarda şeker bulunmasına işaret eder.(şeker hastalığı, diyabet)Diyabet nedir, vücutta ne olur?
Diyabet distresi
Diyabetle yaşamanın hiç bitmeyen talepleri karşısında oluşan bitkinlik, bunaltı ve umutsuzluk hissidir. Ölçüm, beslenme ve ilaç düzeninin süreklilik istemesi, komplikasyon kaygısı ya da hedeflere ulaşamama duygusu bunu besler. Depresyondan ayrı tanımlanır, ikisi birlikte de görülebilir; diyabetle yaşayanlarda yaygındır ve öz bakımı sürdürmeyi zorlaştırabilir.(diyabet yorgunluğu, diyabet tükenmişliği, diyabete bağlı ruhsal yük)
Diyabet eğitim hemşiresi
Diyabet eğitim hemşiresi, diyabetle yaşayan kişilere hastalığın günlük yönetimini öğretmek üzere ek eğitim almış hemşiredir. Ölçüm cihazlarının kullanımı, iğne uygulama tekniği, ayak bakımı ve şeker düşmesi belirtilerinin tanınması gibi konularda uygulamalı öğretim yapar; tedavi ekibinin eğitim ayağını oluşturur.(diyabet hemşiresi, diyabet eğitimcisi)
Diyabetik ayak
Diyabette sinir hasarı ve bacak damarlarındaki dolaşım bozukluğunun birlikte hazırladığı ayak sorunları bütünüdür. Duyu azaldığı için basınç, sürtünme ya da küçük bir yaralanma fark edilmeyebilir; kanlanma zayıfladığı için iyileşme yavaşlar, nasır, çatlak veya açık yara (ülser) gelişebilir. Bu nedenle ayak muayenesi diyabet izleminin düzenli bir parçası kabul edilir.(ayak yarası, diyabetik ayak ülseri, şeker yarası)
Diyabetik ketoasidoz (DKA)
İnsülin ciddi biçimde yetersiz kaldığında hücrelerin şeker yerine yağ yakması sonucu ketonların birikip kanı asitleştirdiği acil tablodur. Yükselmiş kan şekeri, bulantı, kusma, karın ağrısı, derin ve hızlı soluma ile meyveli nefes kokusu tipik bulgularıdır.(DKA, ketoasidoz, keton asidozu)
Diyabetik nefropati
Diyabete bağlı böbrek hastalığıdır: kan şekerinin ve tansiyonun uzun süre yüksek kalması, böbreğin mikroskobik süzme birimlerini (glomerüller) yıpratır. Sık görülen erken işaret, idrara normalden fazla albümin proteini sızmasıdır; bazı kişilerde ise albümin artmadan süzme gücü azalır. Sessiz seyredebildiği için idrar ve kan testleriyle izlenir.(diyabetik böbrek hastalığı, böbreklerde şeker hasarı, diyabette böbrek tutulumu)
Diyabetik nöropati
Diyabette uzun süre yüksek seyreden kan şekerinin sinirleri yıpratmasıyla gelişen sinir hasarıdır. En sık görülen biçimi, ayaklardan başlayıp yukarı doğru ilerleyen ve iki tarafı birlikte tutan duyu kaybıdır; uyuşma, karıncalanma, yanma veya ağrı olarak hissedilebilir. Duyunun azalması yaralanmaların fark edilmemesine yol açtığı için ayak sağlığı açısından da önem taşır.(sinir hasarı, diyabetik sinir tutulumu, periferik nöropati, polinöropati)
Diyabetik retinopati
Uzun süre yüksek seyreden kan şekerinin, gözün arkasındaki ağ tabakasının (retina) ince damarlarını yıpratmasıyla gelişen göz tutulumudur. Damarlar sızdırabilir, tıkanabilir veya kırılgan yeni damarlar oluşabilir. Erken evrede genellikle belirti vermez, bu nedenle düzenli göz taramalarıyla saptanır.(retinopati, gözde şeker hasarı, diyabetin göz tutulumu, diyabetik göz hastalığı)
DPP-4 inhibitörü
İnkretin hormonlarını parçalayan DPP-4 enzimini yavaşlatan ilaç grubudur. Böylece yemekten sonra salgılanan GLP-1 daha uzun süre etkili kalır; yemeğe bağlı insülin salgısı artar, glukagon salgısı azalır. Sitagliptin, vildagliptin ve linagliptin bu gruptandır; kilo üzerinde genellikle etkisizdir.(gliptin, gliptinler, sitagliptin)Şeker hastalığı ilaçları kaç gruba ayrılır?

E

eAG (tahmini ortalama glukoz)
HbA1c sonucunun, günlük kan şekeri ölçümlerinde kullanılan birime dönüştürülmüş tahmini karşılığıdır. Yüzde ya da mmol/mol gibi soyut bir sayı yerine, kişinin ölçüm cihazında gördüğü türden bir ortalama değer sunar. Yeni bir kan alımı gerektirmez; çalışmalardan elde edilen bir bağıntıyla HbA1c sonucundan hesaplanır.(tahmini ortalama glukoz, ortalama glukoz, eAG)HbA1c nedir, neden üç aylık deniyor?
eGFR (böbrek süzme hızı)
Böbreklerin kanı süzme hızının, kandaki kreatinin düzeyi ile yaş ve cinsiyet gibi bilgilerden hesaplanarak tahmin edilmesidir. Doğrudan ölçülmediği için başındaki e harfi tahmini anlamına gelir. Böbrek işlevinin zaman içindeki gidişini izlemede kullanılan temel değerlerden biridir.(tahmini glomerüler filtrasyon hızı, böbrek süzme hızı, GFR)
Endokrinoloji uzmanı
Endokrinoloji uzmanı, hormon üreten organların hastalıklarıyla ilgilenen, iç hastalıkları eğitiminin üzerine ek uzmanlık almış hekimdir. Diyabet, tiroit hastalıkları ve diğer hormon bozuklukları bu alanın kapsamındadır; diyabet bakımında tedavi planının düzenlenmesi ve karmaşık durumların değerlendirilmesi genellikle bu uzmanlıkla yürütülür.(endokrinolog, hormon uzmanı, şeker doktoru)

F

Fruktoz
Meyvede, balda ve bazı mısır şuruplarında bulunan basit şekerdir; sofra şekerinin yarısı da fruktozdur. Kana geçtikten sonra büyük bölümü karaciğerde işlendiği için kan şekerini glukoz kadar hızlı yükseltmez, yine de enerji ve karbonhidrat olarak hesaba katılır.(meyve şekeri)
Fundus (göz dibi) muayenesi
Gözün arka bölümünün — ağ tabaka (retina), damarlar ve görme siniri başı — özel bir ışık ya da retina kamerasıyla incelenmesidir; göz bebeği genellikle önce damlayla büyütülür. Diyabette damar değişikliklerini görme henüz etkilenmemişken saptamaya yarayan başlıca tarama yöntemidir.(göz dibi muayenesi, retina muayenesi, fundoskopi, oftalmoskopi)

G

Gestasyonel diyabet
Gebeliğin genellikle ikinci yarısında ilk kez saptanan ve gebelik öncesinde bilinen bir diyabetle açıklanmayan yüksek kan şekeri durumu. Plasenta hormonlarının insülinin etkisini zayıflatmasıyla ilişkilendirilir ve çoğunlukla doğumdan sonra geriler. Sonraki yıllarda tip 2 diyabet gelişme olasılığı artar.(gebelik diyabeti, gebelik şekeri)
Glisemik değişkenlik
Glisemik değişkenlik, kan şekerinin gün içinde ve günler arasında ne ölçüde dalgalandığını anlatan kavramdır. Ortalaması aynı olan iki izlem birbirinden çok farklı iniş çıkışlar gösterebilir; bu nedenle ortalamanın yanında dalgalanmanın genişliği de değerlendirilir. Standart sapma ve varyasyon katsayısı gibi istatistiklerle sayısallaştırılır.(şeker dalgalanması, kan şekeri oynaklığı, glisemik varyabilite)
Glisemik indeks (GI)
Eşit miktarda karbonhidrat içeren yiyeceklerin kan şekerinde yaptığı yükselişi, referans besin 100 kabul edilerek karşılaştıran ölçektir; ölçüm yemekten sonraki iki saatlik yanıta dayanır. Düşük değerli yiyecekler daha küçük bir yükselişe yol açar. Pişirme süresi, olgunluk ve öğündeki yağ ile lif bu değeri değiştirebilir.(GI, glisemik endeks)
GLP-1 reseptör agonisti
Bağırsaktan yemekle salgılanan GLP-1 hormonunun etkisini taklit eden ilaç grubudur. İnsülin salgısını yemeğe bağlı olarak artırır, glukagonu azaltır, mide boşalmasını yavaşlatır ve tokluk duygusunu güçlendirir. Semaglutid, liraglutid ve dulaglutid bu gruptandır; iştah azalması ve kilo kaybı sıktır.(GLP-1 analoğu, inkretin mimetik, zayıflama iğnesi, semaglutid)
Glukagon
Pankreasın alfa hücrelerinden salgılanan ve etkisiyle insülinin karşıtı olan hormon. Kan şekeri düşmeye başladığında karaciğerdeki glikojen deposunun glukoza çevrilmesini uyarır, böylece kana şeker verilmesini sağlar. İlaç olarak hazırlanmış biçimleri de bulunur.(glukagon hormonu)
Glukagon enjeksiyonu
Karaciğerdeki şeker deposunun kana salınmasını sağlayan glukagon hormonunun, ağızdan bir şey alınamayacak kadar ağır seyreden şeker düşmelerinde dışarıdan uygulanan halidir. Hazır enjektör ve kalem biçimleri vardır; burun yoluyla verilen toz formu da bulunur.(glukagon iğnesi, acil glukagon, kurtarma iğnesi)
Glukometre
Glukometre, bir damla kandan o andaki şeker düzeyini ölçen küçük taşınabilir cihazdır. Tek kullanımlık bir şeride damlatılan kan örneğini değerlendirir; bugünkü cihazların çoğu bunu elektrokimyasal yöntemle yapar ve sonucu saniyeler içinde ekranda gösterir. Evde yapılan şeker takibinin en yaygın aracıdır, anlık bir değer verir.(şeker ölçüm cihazı, kan şekeri ölçer, şeker aleti, glukoz ölçüm cihazı, kan şekeri ölçüm cihazı, şeker ölçüm cihazı, ölçüm cihazı)Kan şekeri evde nasıl ölçülür?
Glukoz
Kanda dolaşan ve hücrelerin başlıca yakıtı olarak kullanılan basit şeker demektir. Besinlerdeki karbonhidratların sindirimiyle açığa çıkar ve kana geçer; kas ile yağ dokusu gibi birçok dokuda hücre içine alınması insüline bağlıdır. Kandaki miktarından söz edilirken günlük dilde kan şekeri denir.(kan şekeri, üzüm şekeri, dekstroz)Diyabet nedir, vücutta ne olur?

H

Hasta gün kuralları
Enfeksiyon, ateş veya kusma gibi araya giren hastalık dönemlerinde diyabet takibinin nasıl değiştiğini tanımlayan hazır plandır. Genellikle daha sık ölçüm, keton kontrolü, sıvı alımı, insülinin kesilmemesi ve bazı ilaçların geçici olarak durdurulması başlıklarını kapsar.(hastalık günü planı, sick day kuralları, hasta günlerinde diyabet)
HbA1c
Kandaki hemoglobin proteinine şekerin bağlanmış olduğu oranı gösteren laboratuvar testidir. Alyuvarların ömrü boyunca biriken bu iz, son iki-üç aylık ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi verir. Tek bir ana değil uzun döneme baktığı için hem tanıda hem izlemde kullanılır.(A1c, glike hemoglobin, glikozillenmiş hemoglobin, üç aylık şeker)HbA1c nedir, neden üç aylık deniyor?
Hedef aralık / aralıkta geçen süre
Hedef aralık, bir kişinin kan şekerinin içinde kalması istenen alt ve üst sınırla tanımlı değer aralığıdır; sınırlar yaşa, gebelik durumuna ve eşlik eden hastalıklara göre kişiye özel belirlenir. Aralıkta geçen süre ise ölçüm verisinin bu aralık içinde kaldığı zamanın yüzdesidir, çoğunlukla sensör verisinden hesaplanır.(TIR, aralıkta geçen süre, time in range, hedef değer aralığı)
Hiperglisemi
Kan şekerinin hedeflenen aralığın üzerine çıkması durumudur. Çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, yorgunluk ve bulanık görme gibi belirtiler eşlik edebilir. Yetersiz insülin, hareketsizlik, enfeksiyon, stres ve beklenenden fazla karbonhidrat sık görülen nedenlerdir.(kan şekeri yüksekliği, şeker yükselmesi, yüksek şeker)
Hipoglisemi
Kan şekerinin kişinin hedef aralığının altına inmesi durumudur. Titreme, terleme, çarpıntı, ani açlık, solukluk ve dikkat toplayamama gibi belirtilerle ortaya çıkabilir; daha derin düşüşlerde bilinç bulanıklığı görülebilir. Hafif düşüşler genellikle hızlı emilen karbonhidratla geri çevrilir.(şeker düşmesi, kan şekeri düşüklüğü, hipo)Şeker düşmesi nasıl anlaşılır?
Hipoglisemi farkındalık kaybı
Kan şekeri düştüğünde vücudun normalde verdiği uyarı belirtilerinin, yani titreme, terleme ve çarpıntının hissedilmemesi ya da çok geç fark edilmesi durumudur. Sık yaşanan düşüşler bu uyarı yanıtını körelttiği için düşüş çoğu zaman ancak ölçümle fark edilir.(sessiz hipoglisemi, belirtisiz şeker düşmesi, şeker düşmesini hissetmeme, hipoglisemi farkındalığının bozulması, farkındalık körelmesi, uyarısız düşüş)Şeker düşmesi nasıl anlaşılır?

I

IFCC birimi (mmol/mol)
HbA1c sonucunun mmol/mol cinsinden verildiği uluslararası birimdir. Yüzdeli gösterimden farklı bir sayı ölçeği kullandığı için aynı sonuç bu birimde çok daha büyük bir sayı olarak görünür. İki birim arasında sabit bir dönüşüm bağıntısı vardır; sayılar farklı olsa da ölçülen şey aynıdır.(mmol/mol, IFCC, SI birimi)

İ

İdrarda keton
Vücut enerji için şeker yerine yağ yakmaya yöneldiğinde oluşan keton adlı maddelerin idrarda saptanmasıdır. Uzun süre aç kalmada da görülebilir; insülin yetersizliğinde ketonların birikmesi kanın asitleşmesine yol açabildiği için izlenen bir bulgudur. İdrar şeridi keton türlerinin tümünü değil bir bölümünü yakalar, bu yüzden kandan bakılan ölçümle aynı bilgiyi vermez.(ketonüri, idrar ketonu, keton çubuğu, keton şeridi)
İdrarda şeker (glukozüri)
Kandaki şekerin böbreklerin geri emme kapasitesini aşması sonucu idrara geçmesidir. Böbrekler normalde şekeri neredeyse tümüyle kana geri alır; idrarda görülmesi genellikle kan şekerinin yüksek seyrettiğini düşündürür. Tek başına tanı koydurmaz; SGLT-2 inhibitörleri gibi bazı ilaç grupları da şekerin idrarla atılmasına yol açtığından kan ölçümleriyle birlikte değerlendirilir.(glukozüri, idrarda glukoz, idrarla şeker atılması, glukozüri, idrarda glukoz)
İnsülin
Pankreasın ürettiği, kandaki glukozun hücrelere alınmasını sağlayan hormon. Yemekten sonra salgısı artar; kas ve yağ dokusunun glukozu içine almasını, fazlasının karaciğer ile kasta glikojen olarak depolanmasını sağlar. Kan şekerini düşüren temel hormon olarak bilinir.(insülin hormonu)İnsülin nedir ve ne işe yarar?
İnsülin direnci
Kas, yağ ve karaciğer hücrelerinin insülinin verdiği sinyale eskisi kadar yanıt vermemesi. Aynı işi gördürmek için pankreas daha fazla insülin salgılar; bu telafi yeterli olduğu sürece kan şekeri normal görünebilir. Tip 2 diyabetin altındaki temel mekanizmalardan biridir.(insüline duyarsızlık, insülin duyarlılığının azalması)
İnsülin kalemi
İnsülini kalem biçiminde bir gövdede taşıyan, ucuna takılan ince iğneyle cilt altına uygulanmasını sağlayan araçtır. Üzerindeki ayar düğmesi ünite ölçeğinde ilerler; kullanıma hazır dolu tipleri ve kartuşu değiştirilebilen tipleri bulunur.(kalem enjektör, insülin pen)
İnsülin pompası
Cilt altına yerleştirilen ince bir kanül aracılığıyla insülini sürekli ve programlanabilir biçimde veren, giyilebilir küçük cihazdır. Gün boyu akan temel miktarın yanında öğünler için ek verilebilir; bazı modelleri şeker ölçen sensörlerle birlikte çalışır.(pompa tedavisi, sürekli insülin infüzyonu, CSII)

K

Kalibrasyon / cihaz kodu
Kalibrasyon kodu, bazı glukometrelerde kullanılan şerit kutusunun üretim partisine özgü ölçüm ayarını cihaza tanıtan sayı, çip veya şerittir. Cihaz bu bilgiyle şeridin duyarlılığını hesaba katar. Kod ile kutu uyuşmazsa sonuç gerçek değerden sapabilir; yeni nesil cihazların bir bölümü kod gerektirmeyecek şekilde üretilir.(cihaz kodu, şerit kodu, kod çipi, kodsuz cihaz)
Karbonhidrat
Yiyeceklerdeki şeker, nişasta ve lifin ortak adıdır. Lif dışındaki karbonhidratlar sindirim sırasında büyük ölçüde glukoza parçalanır ve kana geçer; bu yüzden karbonhidrat, kan şekerini yağ ve proteinden daha belirgin biçimde etkileyen besin öğesidir. Ekmek, pirinç, meyve, süt ve tatlılar başlıca kaynaklarıdır.(karbonhidratlar, karb, nişasta ve şekerler)Hangi yiyecekler kan şekerini yükseltir?
Karbonhidrat sayımı
Bir öğünde yenecek karbonhidrat miktarını gram olarak tahmin etme yöntemidir; etiket bilgisi, ölçü kapları ve besin tabloları kullanılır. İnsülin kullanan kişilerde öğün dozunun o öğündeki karbonhidratla eşleştirilmesini sağlar, insülin kullanmayanlarda ise porsiyon takibini kolaylaştırır.(karbonhidrat hesabı, karb sayımı)Ne yediğim mi önemli, ne kadar yediğim mi?
Karışım insülin
Hızlı ya da kısa etkili bir insülinle, daha yavaş ve uzun süre etkili bir insülinin tek kalem veya flakon içinde önceden belirlenmiş oranda birleştirilmiş halidir. Öğün sonrası yükselişi ve arka plandaki temel ihtiyacı aynı enjeksiyonla karşılamayı amaçlar; oran sabit olduğundan iki bileşen ayrı ayarlanamaz.(hazır karışım insülin, premiks insülin, mix insülin)
Keton
Vücut enerji için şekeri yeterince kullanamadığında karaciğerin yağları parçalayarak ürettiği, yedek yakıt olarak kullanılabilen bileşiklerdir. Uzun açlıkta az miktarda oluşmaları olağandır; insülin eksikliğinde birikip yükseldiklerinde kanın asit dengesini bozarlar. Hem kanda hem idrarda ölçülebilirler.(keton cisimleri, ketonüri, idrarda aseton)

L

LADA (erişkinlerde latent otoimmün diyabet)
Erişkin yaşta başlayan, kökeni otoimmün olduğu hâlde ilk görünüşü tip 2 diyabete benzediği için sıkça onunla karıştırılan diyabet biçimi. İnsülin üretimi aylar ya da yıllar içinde yavaşça azalır; kanda adacık antikorlarının bulunması ayırt edici özelliğidir.(latent otoimmün diyabet, yavaş seyirli tip 1 diyabet, tip 1,5 diyabet, erişkin otoimmün diyabet)
Lanset
Lanset, parmak ucundan çok az miktarda kan alınmasını sağlayan, tek kullanımlık ve steril ince uçlu iğnedir. Genellikle yaylı bir kalem düzeneğine yerleştirilir; düzenek ucu belirli bir derinlikte batırarak damlayı oluşturur. Tek kullanım için üretilmiştir: yeniden kullanıldığında uç körelir ve bulaşma riski doğar.(parmak iğnesi, kan alma iğnesi, lanset iğnesi)Kan şekeri evde nasıl ölçülür?
Lif
Bitkisel gıdalarda bulunan, insan sindirim enzimlerinin parçalayamadığı karbonhidrat türüdür. Çözünür lif bağırsak içeriğini kıvamlandırarak mide boşalmasını ve şekerlerin emilimini yavaşlatır; çözünmeyen lif ise dışkı hacmini artırıp bağırsak düzenini destekler. Sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllar zengin kaynaklardır.(posa, diyet lifi, çözünür lif, çözünmeyen lif)
Lipid profili
Kandaki yağların topluca ölçüldüğü kan testidir; toplam kolesterol, LDL, HDL ve trigliserit gibi başlıkları içerir. Şeker dengesi bozulduğunda kan yağları da sıklıkla etkilendiği için diyabet izleminde düzenli aralıklarla istenir ve damar sağlığı değerlendirmesinin bir parçası sayılır.(kan yağları, kolesterol testi, lipid paneli)
Lipohipertrofi
Aynı bölgeye tekrar tekrar insülin enjekte edilmesi sonucu cilt altındaki yağ dokusunun kalınlaşıp sertleşmesiyle oluşan, elle hissedilebilen kabarıklıktır. Bu bölgeden insülinin emilimi öngörülemez hale gelebildiği için kan şekeri seyri beklenenden farklı çıkabilir.(iğne yeri sertliği, yağ dokusu kalınlaşması)

M

Metformin
Biguanid grubundan bir etken maddedir. Karaciğerin kana verdiği glukoz miktarını azaltır ve kasların insüline duyarlılığını artırır. Tip 2 diyabette yaygın olarak ilk basamakta kullanılır; insülin salgısını uyarmadığı için tek başına kullanıldığında kan şekerini hedefin altına düşürme eğilimi düşüktür ve kilo artışına yol açmaz.(biguanid)
mg/dL
mg/dL, kan şekeri sonuçlarında kullanılan bir ölçü birimidir ve bir desilitre kanda kaç miligram glukoz bulunduğunu anlatır. Dünyanın bir bölümünde raporlar bu birimle verilir. Aynı sonucun mmol/L karşılığı yaklaşık on sekiz kat küçüktür; bu yüzden iki birimdeki sayılar birbirine benzemez.(miligram desilitre, mg/dl)
Mikroalbüminüri
İdrarda normalden fazla, ancak sıradan idrar tetkikinin yakalayamayacağı kadar az miktarda albümin proteini bulunmasıdır. Böbreklerin süzme birimlerindeki erken hasarın işaretlerinden biri kabul edilir ve şikâyet ortaya çıkmadan saptanabildiği için diyabet izleminde düzenli olarak bakılır. Güncel böbrek kılavuzları bu tablo için “orta düzeyde artmış albüminüri” adını tercih eder.(idrarda albümin, albüminüri, mikroalbümin, orta düzeyde artmış albüminüri)
mmol/L
mmol/L, kan şekeri sonuçlarında kullanılan bir ölçü birimidir ve bir litre kanda kaç milimol glukoz bulunduğunu, yani madde miktarını anlatır. Birçok ülkede raporlama standardı budur. Aynı sonucun mg/dL karşılığı yaklaşık on sekiz kat büyüktür; birim belirtilmeden verilen bir sayı yanlış okunabilir.(milimol litre, mmol/l)
Monofilaman testi
Ayak tabanında koruyucu dokunma duyusunun korunup korunmadığını ölçen basit bir muayenedir. Standart 10 gramlık esnek naylon iplik, belirli noktalara hafifçe kıvrılacak kadar bastırılır ve temasın hissedilip hissedilmediğine bakılır. Hissedilmemesi, ayak yarası riskini artıran sinir hasarına işaret eder.(ayak duyu testi, koruyucu duyu testi, 10 g monofilaman testi, Semmes-Weinstein testi)

N

NGSP/DCCT birimi (%)
HbA1c sonucunun yüzde olarak ifade edildiği birimdir. Adını, ölçümü standartlaştıran NGSP programından ve sonuçların dayandırıldığı DCCT çalışmasından alır. Yüzdeli gösterim yaygın olarak kullanılır; aynı sonuç mmol/mol biriminde de yazılabilir, bazı laboratuvarlar iki birimi birlikte raporlar ve ölçülen şey ikisinde de aynıdır.(yüzde birimi, DCCT birimi, NGSP)

O

OGTT (oral glukoz tolerans testi)
Aç karnına ölçüm yapıldıktan sonra standart miktarda şekerli sıvı içirilip, kanın belirli aralıklarla yeniden ölçüldüğü testtir. Vücudun ani şeker yüküne verdiği yanıtı adım adım gösterir. Prediyabet, diyabet ve gebelikte gelişen şeker yüksekliğinin değerlendirilmesinde başvurulan yöntemlerden biridir.(oral glukoz tolerans testi, şeker yükleme testi, glukoz yükleme testi)
Oral antidiyabetik (OAD)
Ağızdan alınan, kan şekerini düşürmeye yardımcı ilaçların genel adıdır ve genellikle tip 2 diyabette kullanılır. Grupları farklı yollarla çalışır: bazıları insülin salgısını artırır, bazıları insülin direncini azaltır, bazıları şekerin idrarla atılmasını ya da bağırsaktan emilmesini değiştirir.(OAD, ağızdan şeker ilacı, şeker hapı, diyabet tableti, ağızdan alınan ilaç, şeker hapı)Şeker hastalığı ilaçları kaç gruba ayrılır?
Otoimmün reaksiyon
Bağışıklık sisteminin, dışarıdan gelen bir tehdit yerine vücudun kendi dokusunu hedef alması demektir. Tip 1 diyabette hedef, pankreasın insülin üreten hücreleridir. Süreç genellikle sessiz ilerler; belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce başlamış olabilir.(otoimmünite, otoimmün süreç, bağışıklığın kendine saldırması)

P

Pankreas
Midenin arkasında yer alan, iki ayrı işi birlikte yürüten salgı organı. Bir yandan sindirim enzimleri üretip bağırsağa verir, bir yandan Langerhans adacıkları denilen hücre kümelerinde insülin ve glukagon gibi hormonları üretip doğrudan kana salar.(pankreas bezi)İnsülin nedir ve ne işe yarar?
Polidipsi
Polidipsi, olağandan çok daha fazla su içme isteği, yani aşırı susama anlamına gelir. Diyabette vücut idrar yoluyla fazladan su kaybettiği için susama duygusu güçlenir; kişi sıvı alsa da ağız kuruluğu ve susama kısa süre sonra geri döner. Erken belirtiler arasında yer alır.(aşırı susama, sürekli susama, çok su içme)
Poliüri
Poliüri, böbreklerin ürettiği idrar miktarının olağan düzeyin belirgin biçimde üzerine çıkması demektir. Diyabette kanda biriken fazla şeker idrara geçer ve beraberinde su çeker; bu nedenle hem idrar hacmi hem de tuvalete gitme sıklığı artar. Hastalığın ilk fark edilen belirtileri arasındadır.(sık idrara çıkma, çok idrar yapma, sık tuvalete çıkma)
Porsiyon
Bir defada tüketilen yiyecek ya da içecek miktarıdır. Ambalajda yazan servis ölçüsü üreticinin belirlediği referans miktardır ve kişinin tabağına koyduğu miktarla aynı olmak zorunda değildir; bu ayrım, etiketteki karbonhidrat bilgisinin yanlış okunmasının en sık nedenlerinden biridir.(servis ölçüsü, porsiyon büyüklüğü, tabak ölçüsü)
Prediyabet
Kan şekerinin normal sayılan aralığın üzerine çıktığı, ancak diyabet tanı eşiğine ulaşmadığı ara durum. Kendi başına belirti üretmez, çoğunlukla kan tahlilinde görülür. Herkeste diyabete ilerlemez; yaşam düzeni değiştiğinde gerileyebildiği çalışmalarda gösterilmiştir.(gizli şeker, sınırda şeker, bozulmuş glukoz toleransı)

S

SGLT-2 inhibitörü
Böbrek tübüllerinde glukozu geri emen taşıyıcı proteini engelleyen ilaç grubudur; geri emilmeyen glukoz idrarla atılır. Kan şekerinin yanında kiloda ve tansiyonda hafif düşüş görülür. Kalp yetersizliği ile böbrek hastalığında koruyucu etkileri gösterilmiştir; dapagliflozin ve empagliflozin bu gruptandır.(gliflozin, gliflozinler, dapagliflozin, empagliflozin)Şeker hastalığı ilaçları kaç gruba ayrılır?
Sülfonilüre
Pankreastaki beta hücrelerini daha fazla insülin salgılamaya uyaran ilaç grubudur; glimepirid, gliklazid ve glibenklamid bu gruptandır. Etkisi o andaki kan şekeri düzeyinden bağımsız olduğu için, kan şekerinin hedef aralığın altına inmesi ve kilo artışı bu grupta diğerlerine göre daha sık görülür.(sülfonilüreler, glimepirid, gliklazid)
Sürekli glukoz izlemi (CGM)
Sürekli glukoz izlemi (CGM), deri altına yerleştirilen küçük bir sensörle doku sıvısındaki glukozun gün boyu düzenli aralıklarla ölçülmesi yöntemidir. Tek tek ölçümlerin aksine değişimin yönünü ve hızını gösterir, gece dahil süreklilik taşıyan veri üretir. Sensör belirli bir kullanım süresinin sonunda yenisiyle değiştirilir.(CGM, sürekli şeker takibi, sensörlü şeker ölçümü, kolda sensör)

Ş

Şafak fenomeni
Sabaha karşı artan büyüme hormonu ve kortizol gibi hormonların karaciğerden şeker salınımını hızlandırması sonucu, hiçbir şey yenmediği halde uyanma saatlerine doğru kan şekerinin yükselmesidir. Diyabeti olmayanlarda da insülin ihtiyacı bu saatlerde artar, ancak salgı buna uyduğu için yükselme görülmez.(şafak etkisi, dawn fenomeni, sabah yükselmesi)
Şeker alkolü (poliol)
Sorbitol, maltitol, ksilitol ve eritritol gibi, tadı şekere benzeyen ama vücutta tam olarak enerjiye dönüştürülemeyen karbonhidratlardır. Şekerden daha az enerji verir ve kan şekerini daha az yükseltir. Kalın bağırsağa ulaşan kısım, fazla alındığında gaz ve gevşek dışkılamaya yol açabilir.(poliol, sorbitol, ksilitol, eritritol, maltitol)

T

Tatlandırıcı
Yiyecek ve içeceklere şeker kullanmadan tatlılık veren maddelerdir. Yoğun tatlandırıcılar çok küçük miktarlarda kullanıldığı için genellikle enerji vermez ve kan şekerini şeker gibi yükseltmez. Aspartam, sukraloz, asesülfam K ve stevya bitkisinden elde edilen steviol glikozitleri bu gruptadır.(yapay tatlandırıcı, şeker yerine geçen, kalorisiz tatlandırıcı, stevya)
Test stribi
Test stribi, glukometreye takılan ve kan damlasını emen tek kullanımlık ölçüm şeridir. Üzerindeki enzim tabakası kandaki glukozla tepkimeye girer, oluşan küçük elektrik sinyali cihaz tarafından bir değere dönüştürülür. Nem, sıcaklık ve son kullanma tarihine duyarlıdır; her cihaz yalnız kendi uyumlu şeridiyle çalışır.(test şeridi, şeker stribi, ölçüm çubuğu, test şeridi, şerit, glukoz şeridi)Kan şekeri evde nasıl ölçülür?
Tip 1 diyabet
Bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücreleri yıkması sonucu vücudun kendi insülinini üretemez hâle geldiği diyabet tipi. Çoğunlukla çocuklukta veya genç erişkinlikte başlar, ancak her yaşta ortaya çıkabilir. Yaşam boyu dışarıdan insülin verilmesini gerektirir.(insüline bağımlı diyabet, juvenil diyabet, çocukluk çağı diyabeti)
Tip 2 diyabet
İnsülin direnci ile pankreasın artan insülin talebini karşılayamaması bir araya geldiğinde gelişen ve diyabetin en yaygın biçimini oluşturan tip. Sinsi yerleşir, uzun süre belirti vermeyebilir. Genetik yatkınlık, kilo, beslenme ve hareketsizlik gibi etkenler tabloya birlikte katkı verir.(erişkin tip diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabet)
Tokluk kan şekeri
Yemeğe başlandıktan belirli bir süre sonra ölçülen kan şekeri değeridir. Yenen karbonhidratın kana ne kadar hızlı geçtiğini ve vücudun bu yükü ne ölçüde karşılayabildiğini gösterir. Açlık ölçümü normal görünürken tokluk değerlerinin yükseldiği durumlar bu ölçümle fark edilir.(postprandiyal kan şekeri, yemek sonrası şeker, tokluk şekeri, PPG)

Ü

Ünite (IU)
İnsülin miktarının ölçü birimidir; hacim değil etki gücü üzerinden tanımlanan uluslararası bir ölçüdür. İnsülin kalemlerinin ve enjektörlerin ölçekleri bu birime göre işaretlenir, böylece farklı ürünlerde miktar aynı dille ifade edilir.(IU, uluslararası ünite, insülin ünitesi)

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; teşhis, tedavi ya da doz önerisi değildir. Tedavinizle ilgili kararları her zaman doktorunuzla birlikte alın.

Blogun tamamı